30 Eki 2011

koşa koşa

hepsini atlatabilirsin
tüm katilleri
suçluları
peşindeki korkuları
ama içerdekileri görememekten başka bir sorunu yok
peki evlenebiliriz dedim
bir sürü yüzlerle uyuruz çoğalırsın
bu kadar saçmalama der gibiydiler
ama yok ben artık yorulmanın ötesine geçmiştim zaten
sonra hayaler hayalden ibaret olanlar
gölgeler
gece kıvranmaları
devamı dağılacak cümleler
her kes kendi cehennemine gönderdi beni

29 Eki 2011

26 Eki 2011

sonraki hayatım

En ufak bir sevgiden söz edilemezdi, mutlu bir evlilik değildi. Mutlu bir yaşantı değildi olması istenilen tiksine tiksine olduruluyordu.
şemsiyenin yerini sordu kadın kocasına yağmur vardı dışarda aldığı cevap sonucu ulaştığı şemsiyesini çantasıyla beraber eline alıp kahveregi beline oturan ceketine aykırı mavi bez ayakkabılarını giydi parmağında anlamsız yüzüğe bakındı anahtarları vurup sesi dinledi hepsi boşluğa akan, merdivenleri hızla atladı dışarıya çıkmak anlamsızdı sokaklar kirli deniz denize karşı oturup düşünebilen dinlenebilen insanlar evliliği midesini kaldırıyordu ev iş ekonomi karnında büyümeye başlayan çocuğun yaşattığı bunaltı. Sabah pencereden vuran ışık kocasının kafasına vurunca dik dik duran kafasındaki sarı saçlar çok sevdiği güneş ışığından soğutmuştu. Sokaklarda boş boş dolanabilmek biraz hızlandırıyordu kanını vitrinlerdeki hiç bir şey ilgisini çekmiyordu örgü bilmiyordu patik te öremeyecekti ve istemiyordu da çocuk istemiyordu hızla koşmak etlerinden ayrılmak istiyordu sokak satıcılarını izliyordu, kedilerin şarkı söyler gibi hallerini yol kenarında gideri tıkanmış çeşmenin yolu ıslatması, suyun yürüyüşü ilerleyip üzerinden geciyor ve kalan yolda kurumak üzere ayak izleri bırakıyor kenara parketmiş arabayı çizesi geliyor, çöp konteynırına ateş atası telefonu çalıyor o sırada..

19 Eki 2011

-

16 Eki 2011

...

15 Eki 2011

hayır!

soğuk rüzgarların kırık izleri duruyor içimde
sonbahar yüzüme güzel renkler sunuyor, tüm çatlakları ilaçlarla dolduruyor doktorlar yüzüme bakıp gülümsüyor bir yüz peki diyor ölmek, kendini öldürme düşüncesi taşıyormusun diyor
hayır! ben kendimle barışık olduğumu sanıyorum, hayır duyma yalanlarımı!
kanım soğuyor diyorum, duy beni.. uykum kaçıyor
uyuşuyor bedenim, yeni bir güne uyuyorum artık.
hala keşfedemeğin yara yerin gibi dokunmaya kıyamadığın bir aldatan gibi cinayetler işleniyor zihnimde, çocuklar doğuruyor.
çocuklarımı öldürüyorlar, rahmimi alıyorlar, bir kadın gözlerim kalıyor utanmam bile kalmıyor artık utanmam anlamını kaybetmiş oluyor onlar için, soğuk rüzgar ıslak ruhumda daha büyük çatlaklar açıyor uyuşturucular bile tutunamıyor, yalanlara, dona kalıyor... hayır bir yalana daha yerim yok şişiyorum suçlarını saklayacak rahmim yok artık.
yapraklar rüzgarla dans ediyor, güzel sonbahar bir kadın şehrinde seni yaşıyor, kaç kişi uzaklaşsa bile yağmurlarını içiyor hep içmek isteğinde hem... menepoza girmiş yüzüne bir sen bakıyorsun o biliyor ve bir tek sana veriyor kendini, ölse ilaçtan mezar yapacak sevdiklerinin haline senin gibi yabancı duygularını kaybetmek istemiyor uyuşmak istemiyor, sesini istiyor yapmayın diye haykırmanı boynuna tutunup ne yapıyor bunlar derken için için bir tek sende ağlıyor, gelip alıyorlar koynundan...
kimin çocukları bunlar kimin.. benim canımdan olamaz, onun çocuğu değil... bu ölen benim çocuğum olamaz... güzel bebek kime aitsin sen?
onlar sadece rüya diyor bu günse çarşamba öğleden sonra ve benim büyüsüz dünyamda sevinçlerin birleşecek...
içinde minicik bir kalp olmalı bunun gerçek değil bu soğuk bu bu başka bir şey dursun, bitsin bu rüya...
hiç bir gün karşıma çıkmasın gözüm görmesin rüyama ölü bir çocuk daha düşmesin ama beni avutsun neden beni avutmayı beceremiyor neden bu kadar korkak neden bu kadar yorgun ve kör...
tutuyor ellerii sımsıkı tek yaptığı, boktan bir durum... gözüm görmesin defol hadi çek git diyorum küfrediyorum ama elleri çok mu sıcak nedir, ellerim çok mu soğuk nedir...
canını yakıyorum...
hepsinin içinde boğuluyorum.

10 Eki 2011

...

 Bu uyku halin...
 göz kapaklarını kapatan zarif ve parlak mücevherler var sanki
yanağıda kıvrılıp yatmış bir tutam saç nefesinle bir şarkı mırıldanıyor
göğüs kafesinin onca sorusuna kayıtsız bir omuz, uyku güzelliğine dokunuyor!

8 Eki 2011

-

-

-

-

7 Eki 2011

mor


şü
n
ce
le
r
im
dondu
müzik
kal

geriye
ama güzel parçalar bence

3 Eki 2011

Koş, uçmak için yaşa, yaşamak için uç, yap yada öl.!