26 Eki 2011

sonraki hayatım

En ufak bir sevgiden söz edilemezdi, mutlu bir evlilik değildi. Mutlu bir yaşantı değildi olması istenilen tiksine tiksine olduruluyordu.
şemsiyenin yerini sordu kadın kocasına yağmur vardı dışarda aldığı cevap sonucu ulaştığı şemsiyesini çantasıyla beraber eline alıp kahveregi beline oturan ceketine aykırı mavi bez ayakkabılarını giydi parmağında anlamsız yüzüğe bakındı anahtarları vurup sesi dinledi hepsi boşluğa akan, merdivenleri hızla atladı dışarıya çıkmak anlamsızdı sokaklar kirli deniz denize karşı oturup düşünebilen dinlenebilen insanlar evliliği midesini kaldırıyordu ev iş ekonomi karnında büyümeye başlayan çocuğun yaşattığı bunaltı. Sabah pencereden vuran ışık kocasının kafasına vurunca dik dik duran kafasındaki sarı saçlar çok sevdiği güneş ışığından soğutmuştu. Sokaklarda boş boş dolanabilmek biraz hızlandırıyordu kanını vitrinlerdeki hiç bir şey ilgisini çekmiyordu örgü bilmiyordu patik te öremeyecekti ve istemiyordu da çocuk istemiyordu hızla koşmak etlerinden ayrılmak istiyordu sokak satıcılarını izliyordu, kedilerin şarkı söyler gibi hallerini yol kenarında gideri tıkanmış çeşmenin yolu ıslatması, suyun yürüyüşü ilerleyip üzerinden geciyor ve kalan yolda kurumak üzere ayak izleri bırakıyor kenara parketmiş arabayı çizesi geliyor, çöp konteynırına ateş atası telefonu çalıyor o sırada..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Noktala