Herşey kabul ettiklerimizden ibaret, tüm yaşantımız. Üç temele dayanıyor sadecesevgi, nefret ve hiç. Nefes alışımızla başlıyor oyun,ruhumuz bedenlere hapsediliyor işin içine bedensel ihtiyaçlar karışıyor.. Hayata tutunmaya dair birçok şey öğrenmeye çalışıyoruz. O anda birçoğu sanıyor ki öğreneceğimiz herşey gözlerimizin önünde yaşanandan ibaret (boş levha) anne çocuk ilişkisini çıkar amaçlı durumlara dayandırıyor ki burda göremiyor hayatı kendine tapma süreci olarak gördüğünün.. Bunun gibi belki sayısız görüş var, bunların hepsi bir kabul sonucu..
Mutlak doğru ya da mutlak yanlışı arama çabasına girdiğimde işin içinden çıkamayışım ya da sonuçsuz kalışım hep bu kabuller ve beraberinde kabullerin kararsızlığı, sürekli bir değişim içinde oluşundandı. Hiç bir sonuca ulaşmanın peşinde değilim sevgi ve hiç yetiyor, oyunun kurallarına uymaya da çalışıyorum ama insanların koyduğu kurallara göre değil. Dışarda bedenimi titreten bir soğuk varken şu anda tek yapmam gereken sıkı giyınmek, dışarda insanlar, ve hepsi güzel ve hatasız kendilerince.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Noktala