30 Eyl 2014

kitaplığı düzenleyince ürkütücü bir görüntü oluştu robota dönüşen araba reklamındaki bir hal aldı bir dirilme hali
hayır!
beynini yerleştirmeden bırakmalıyım ya da işlemci neyse diyeceğim ki o da ne php-c++ c# hepsi yerinde bile

tunç devri

utanç duy
utanç duy
utanç duy
utanç duy
utanç duy!

utanç duymuyorum!

yeniden

bir düşünce zor durumda kalmış gibi kafamın içine aniden girdi
kendini korumaya almış içimdeki aylak 
cinayet işlemeye hazır bir katil
ve uslu bir kız çocuğunun ortalıkta gezinip durduğu bu yerden
ne mi istiyor
içeride ölü halde yatan deliyi diriltmek
aslında derin uykudaki
en güçlülerini


aynı nokta yahut taş(birkiüçondört)

bir türlü çözünmeyen ve çok güç renk değişikliğine uğrayan bunca inatçı taşlara bakıp duruyorum hep aynılık hep aynılık hep aynı
bu kayalar içlerinde geçmiş
üstlerinde geçmiş
aynı olarak kalmasını istediğim tek şey
evet tek şey
tek
evde annemi bulmak
taşlar tam bir can sıkıntısı
bu yokluk da
o ise güveni tam da bu sonsuz sayıda taşın olduğu yerde buluyor

28 Eyl 2014

insan bir noktada daha diğer varlıklardan ayrılır
zihninde var edip bir şeyi
yeri geldiğinde yok etmek
tam olarak düşünebilmekle eşdeğer sayılamaz
tanrısallıkta değil
biraz şeytani
tanrının eli dışında bir el karışmışdır belki de
bilemiyoruz

22 Eyl 2014

tıkanma

yeni hisler keşfediyorum
kırık dökük bir ruhun
kırık dökük bir beden yaratmasını
garip bir iniltiyi.
bunlar olup bitikten sonra
kendime bir anlam veremeyişimi
boşluktan, var olunan zamana akmışım gibi
iç organlarımın şaşkın halini hissediyorum
kafamı karıştırıyor tüm bunlar
içimdeki güzel katil büyüyor
evcil katil
bazen bir halk kahramanı olmaya meyilli
ancak aynı halka karşı güvensizliğiyle sakince kızgınlığını kaybediyor
bir şapkada
bulamadıysa
kendi cebinde
beceriksizce


çok fazla kaldım
gitmeliydim


20 Eyl 2014

yaratık

toprağının bizi karnında büyüttüğü
ülkemize geri döndük
yağmur hala doğumumuzun kokusunu ortaya çıkarıyor
üzerinde atalarımızın doğduğu bu topraklar
bizim demiyoruz
bu toprakların çocukları biziz
nasıl katillersiniz ki
bir ananın bedenini çocuklarının kanına boyarsınız
kendinize söylediğiniz yalanlarla
bir gerçeği değiştiremezsiniz
yağmurla beraber gelen bu ölüm  kokusu
siz pis hırsızların eseri
ve biz ölsek de
sizi doğurmayacak bu toprak
katil bedenlerinizin üzerinde çoğalmasının acısını duyacak
bitene kadar çağıracak yutkunarak çocuklarını
döndük
döneceğiz

tüm bu varoluşta
yokuluştur bizim için biçilen ceza

yükselemeyen 

16 Eyl 2014

13 Eyl 2014

"uçak" bile diyebilirim hatta "banka" başlığımız bu

ben şimdi
inanmasam da
inancımı kaybettiğime yansam da
inançsızlığımı beslemekten başka şey değil yaptığım
artık hayal kırıklığı değil sadece yaşananlara nereye kadar direnç gösterebilirimin sonu bu zamanlar 
yaşlandım mı
değil
yaşlanmaktayım
tüm bunlar hastalandırıyor beni
çirkin bir şehri andıran sevgiler
tüm o yapmacık haller
öte yanda kirli ruhlar
tüm bu sahnedekiler
duyamıyorum algılayamıyorum bu karmaşayı
bu çürümüşlük inanmamı gerektirmiyor
zaman dönüştürmekten başka ne yapar ki
inançsızlık neye dönüşür de kaybolur bilemiyorum ancak dönüşecektir

bırakılan bir gülsün oysa dünyaya

ne çok içtin
kaya oyuğundan, suyunu yağmurun
bekledin iyiye gitmedi hayatın
ne çok korktun
umduğun olmadı
döndün başa ağlayarak
döndün geri ağlayarak
çamurdan oyunların kaldı sarıldığın
küçük hayatın
korumasızlığın
"kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek - yıllar yılı unuttun onu yalnızca: bunu da "koşullar"a, hayatın akışı"na, "sorumlulukların"a falan bağlamaya kalkışma - bahane bulmaya çalışma: sendin, sendeki asıl senin anlamını, önemini, değerini gözardı eden : korkaklıkla işin kolayına kaçan...
o işte şimdi hesabını soruyor o sahici senin, senden : ne yaptın sen sana?!..."

12 Eyl 2014

nasıl bir kırılmaktır bu

11 Eyl 2014

deyîrêna kilm û berz

10 Eyl 2014

küçük şehir ne de sonsuz şimdi
bir evren
üzerinde yaşam olan
seni
yeniden görmeliyim
bendeki tükendi gibi
tanrım bu olmalı
hangi elmayı yemem gerekiyor öylesi bir dünya için
söyle
ya da neyse

9 Eyl 2014

8 Eyl 2014

tam kırılsın istiyorum artık
kanadım

5 Eyl 2014

ertesi gün ne olacağını kim nereden bilebilir ki
daha derine gömülüp
mendilimi acıp kokladım
daha tazecik sıcak bir gülüşü
böyle bir günde böyle bir armağan olarak vermeliydim kendime

acıydı yaşattıkları


şima wennê

vana qey

çi wazena
çi nêwazena
homa mi rê vano to rê hendayê huyayîş beso
bermayîş û kehrîyayîş zî
mi zerrî ya to dê kutîqê bê çimmî
ney ra dimma tî ya tam nêvînê xu ra

ez se bikera mi rê veng yeno
raşt vano
tena nêzana çi na xirabeye mi rê kerd
yan zî mi çi xirabey kerd

--

sanırım

ne istiyorum
ne istemiyorum
tanrı bana sana bu kadar gülmek yeter diyor
ağlamak ve üzülmekte
kalbini kör  bir köpeğe verdim
bundan sonra tat alamayacaksın(hayattan)

ne yapsam boş geliyor
doğru söylüyor
yalnız bilmiyorum bu kötülüğü niye yaptı bana
ya da ben ne kötülük yaptım

4 Eyl 2014

anneleri olmadıkları kişileri doğurmuşçasına hareket eden fahişeler

2 Eyl 2014

ve nihayet kağıt mendillerin hain planı yine işlemeye başlar

1 Eyl 2014

okula alerjim var